Kansere Geçit Yok..!
Güç bizde! Eğer kansere karşı bilinçlice;
aklımızın, görgümüzün, irademizin ve bilimin ışığında hareket edersek, güç
bizde. Kore’nin başkenti Seul’dayım. Bir sonbahar akşamı, yıl 1998. Otelimizin
yakınında açılan yeni alışveriş merkezine yemeğe gittik. Mc Donald’s tüm
haşmetiyle bir restorant açmış; bir ilgi, bir ilgi!.. Siyah bir makam arabası,
belli ki bir şirket yöneticisi veya bir yüksek bürokrat biri. Şöför kapıyı
açtı; en büyüğü 10 yaşında, üç çocuklu bir aile, şık giysileriyle indiler ve
restauranta girdiler. Bizde karşıki lokantadan onların o müthiş akşam yemeğini
çok büyük bir zevkle yiyişlerini izledik. Sanayi toplumlarındaki hızlı, uyduruk
yemek alışkanlığının, Çin’ de, Kore’de ve Türkiye’de, öylesi muazzam bir
mutfağa sahip ülkelerde, nasıl bir moda gibi serpilip büyüdüğünü, beslenme
alışkanlıklarının nasıl dumura uğradığını , maalesef gördük ve görmeye de devam
edeceğiz; bu toplumsal kafayı değiştirmezsek!..
Türk Kanser Araştırma Kurumu (TKASK) Başkanı,
Sayın Prof.M.Tezer KUTLUK; ” Dünyada kilo fazlası olan bir milyon kişi
olduğunu, üçyüz milyon kişinin de şişman olarak tanımlandığını söyleyerek,
kalın bağırsak kanseri ki, bu kanser türü Türkiye’de, gerek erkeklerde gerekse
kadınlarda, yetişkin yaşamda sık görülen kanserlerden biridir, meme, rahim,
böbrek ve yemek borusu kanserlerinin %20-30′undan kilo fazlalığı sorumludur.”
demekte… Daha önceki söyleşilerinde de, tüm kanserlerin %30′unun sigaradan
kaynaklandığını belirtip; ” Biz sigaradan uzak durursak, düzgün beslenirsek,
güneşle olan ilşkimizi rayına oturtursak, kanserlerin % 50′sinden korunmak
mümkün .” demişti. Gene devam ediyor: ”Yiyecek ve içeceklerin nasıl
saklandığı ve nasıl pişirildiği de kanserden korunma konusunda önemlidir.”
diyor .Kilo kontrolünde düzenli beslenmenin yanısıra, egzersizin de önemli bir
yeri olduğunu vurgulayıp, kanserle savaşta erken teşhis ve tedavinin önemini
belirterek; ”Kadınlara 20 yaşından sonra kendi kendine meme muayenesi ve 40
yaşından sonra da yılda bir kez mamografi tavsiye ediyoruz. Kadınlarda ve
erkeklerde kalın bağırsak kanseri için muayene ve dışkıda kan testiyle erken
teşhiş mümkün. Erkeklerde prostat kanseri için yılda bir kez muayene ve kan
testi , cinsel aktivitesi başlayan kadınlarda da, tarama muayenelerini mutlaka
tavsiye ediyoruz.”diyor. Tütünle savaşın, kanserle savaşın olmazsa olmaz
koşulu olduğunu vurguluyarak , kanserle savaşmak için özellikle çocuklara ve
gençlere doğru beslenme alışkanlıklarının öğretilmesi gerektiğini söylüyor.
Tuzla saklanan yiyeceklerin, mide kanseri riskini arttırdığını , tuz
kullanımının azaldığı ve yaşam şartlarının iyileştiği yerlerde mide kanserinin
daha az görüldüğünü belirtiyor.
Dünyada 0-14 yaş arası 90.000 çocuk kanserden
ölüyor! Ama bir o kadara yakını da , erken teşhis yoluyla yaşama bağlanıyorlar.
Her zamanki gibi gelişmiş ülkelerde yaşıyan çocukların şansları daha
yüksek.Burada beslenme, erken teşhis ve tedavi farkları, bu uçurumu yaratan
maalesef en önemli etkenler.
” Kanser Yükü 2006 ” Araştırmasında, kalp
hastalıklarından sonra, kanser ikinci sırayı alıyor.Başı çeken de, %33, 8 ile
akciğer kanseri.Bunu; % 8, 70′le mide kanseri, %7, 8 ‘le mesane kanseri, % 6,
7′le bağırsak kanseri, %5, 8′legırtlak kanseri, %5, 5′le prostat kanseri takip
ediyor.Kadınlarda da en çok %24, 2′le meme kanseri ve daha çok, bağırsak, mide,
yumurtalık, akciğer kanseri ve lösemi görülüyor.
Evet güç bizde, insanda…
Acaba şunlara dikkat edebilir miyiz?
*Tütün ve sigara içilen yerlerden uzak durmak,
içiyorsak terketmek,
*Taze meyva ve sebze sularını bol miktarda
tüketmek,
*Antioksidan özellik gösteren tüm gıdaların
alımını arttırmak (bol miktarda mineral ve vitamin içerirler)
*Kefir, probiyotik süt ürünleri tüketmek, yeşil
çayı içmeye çalışmak,
*Omega 3 içeren konsantre balık yağı,
bulabilirsek, Krill yağı tüketmek,
*Tahıllı ve lifli gıdaları tüketmek,
*Bitkisel yağları tercih etmek, (rafine olmayan
zeytin yağı, fındık, kanola ve az soya yağı…)
*Günde 400-500 gram çiğ ya da az pişmiş, sebze,
meyva tüketmek.
* Alkolden uzak durmak,
*Tuzlanmış, salamura ve tütsülenmiş yiyeceklerden
uzak durmak,
*Haftada iki gün en az kırkbeş dakika 3 -7 km’lik
yürüyüş, günde 15-20 dakika kültür fizik yapmak, yüzmek,
*Aflatoksin içeren yiyecekler, karaciğer kanserine
yol açabilir.Kuru incir, ceviz, şam fıstığı , kuru kayısı, kuru erik
satınalırken küfe dikkat etmek,
*Çayı, kahveyi, yemeği aşırı sıcak olarak
tüketmemek,
*Elverdiğince organik gıda tüketimine yönelmek,
*Yanık(kömürleşmiş yüzeyli) ve çok pişmiş kızartma
ve ızgara etten uzak durmak,
Sağlıkla kalın.
Yazı hakkındaki Videoyu izlemek için tıklayın.
milliyet


